19 Ocak 2018 Cuma
 

8 SORUDA REZA ZARRAB DAVASI

Türkiye'nin gündemini geçen yıldan bu yana meşgul eden ve kamuoyunda "Reza Zarrab davası" olarak bilinen ancak resmi adı "ABD, Mehmet Hakan Attila'ya karşı" olan yargı sürecinde üçüncü haftaya girildi. Davanın 2017 sonunda ya da 2018 yılı başında tamamlanması bekleniyor.

Türkiye, İran ve Makedonya vatandaşı iş adamı Reza Zarrab, savcılık ile yaptığı anlaşma kapsamında, davada sanık değil, tanık olarak yer alıyor. Zarrab'ın savcılıkla yaptığı anlaşma kapsamında, ailesi ile birlikte Tanık Koruma Programı'na dahil edilme olasılığı da bulunuyor. Ancak Zarrab, bunun için başvuru yapmadığını söyledi.

İkinci haftada ise Zarrab'ın tanıklığı tamamlandı ve savunma avukatlarının çapraz sorgusuna geçildi. 7 Aralık Perşembe günü itibariyle Zarrab'ın ifadesi tamamlandı ve diğer tanıkların dinlenmesine geçildi.

Zarrab'ın tanık kürsüsünden inmesinden tam bir hafta sonra da savcılık başka tanık çağırmayacağını ve başka kanıtlar sunmayacağını söyledi. Böylece 14 Aralık günkü duruşmayla birlikte sıra savunmanın tanıkları ve sanığın "suçsuzluğunu kanıtlamaya yönelik elindeki belgeleri" sunmasına geçti. Attila da iddialar karşısında kendini savunmak için beklentilerin aksine tanık kürsüsünde yer almaya hazırlanıyor.

Davanın jüri seçiminin yapıldığı ilk oturumunda Yargıç Richard Berman, bunun bir ceza davası olduğunu ve eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın yanı sıra benzer ya da aynı suçlarla başka isimlere de suçlama yöneltildiğini ancak bu davada bu isimlerin yargılanmayacağını söyledi.

Bir başka deyişle, her ne kadar kamuoyu tarafından bu süreç "Zarrab davası" olarak bilinse de resmi olarak jüri önüne çıkartılan bir tek Atilla oldu.

Savcılığın son hazırladığı iddianamede ise Atilla'nın yanı sıra Zarrab ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın da bulunduğu toplam dokuz kişiye yönelik suçlamalar yer alıyor.

Sanıklar, ABD'nin İran'a nükleer programı nedeniyle uyguladığı yaptırımları delmekle suçlanıyor. Tutuklu bulunan isimler Zarrab ve Atilla, daha önceki oturumlarda suçlamaları reddetti.

Türkiye de bu davayı "kendisine dönük açık bir kumpas" olarak nitelendiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık 2013'te yapılan yolsuzluk soruşturmalarını "tarihin en büyük tuzaklarından biri" olarak tanımladı ve aynısının şimdi ABD'de tekrarlandığını söyledi. Ayrıca, davanın savcıları hakkında da soruşturma başlatıldı.

Hukuki boyutlarından çok siyasi yönleriyle ön plana çıkan ve kamuoyunda "Zarrab davası" olarak bilinen soruşturmaya dair bugüne kadar mahkemeye sunulmuş ve üzerinde gizlilik olmayan belgeleri inceledik ve önemli konu başlıklarını derledik:

Davanın 17-25 Aralık soruşturmalarıyla ilişkisi var mı?

Reza Zarrab'ın savcılıkla yaptığı anlaşmanın ayrıntıları neler?

Zarrab ifadesinde neler anlattı?

Yargı süreci nasıl işleyecek?

İddianamede kimler ve hangi suçlamalar var?

Savcılık kanıt olarak ne sunuyor?

Davanın siyasi boyutları neler?

Davaya konu işlemlerin maddi boyutu ne kadar?

Davanın 17-25 Aralık soruşturmalarıyla bağlantısı var mı?

bbc turkce

18.12.2017

DİĞER HABERLER